|
bab+ili ~ babil kulesi * Bkz: kök.el.ng : ot.oğ.{y(ay)}.eri; at.oğh.or.(am) : gög.(y(a)y).eri / eli ~ ili; [ Bab+ili Kulesi ] bakar okor * bakar-okur ing+ök+er.en > gök (tengri)den inmiş et.ür.ük : oğh.uz (turquoise ~ türkuvaz; gök / mavi) tenli ana uç erlerin ingek & ök özleri sürüsü; bakmayı, ob ok (bitik) okumayı bilir erler; ar. azab, bekar; ar ~ osm. bekâr / +et / bikr ~ bakîr / +e, evlenmemiş / eşinden uzak; el değmemiş; kızlığı bozulmamış / özgün; lat. bacca-laurate ~ bachelor; bakar okor # bakar ökör; Bkz: [ okursal ] bakar ökör * bakar-kör ing+ök+er.en > gök (tengri)den inmiş et.ür.ük : oğh.uz (turquoise ~ türkuvaz; gök / mavi) tenli ana uç erlerin ingek & ök özleri sürüsü; bilgisiz bakar kör & köle yığınlar; ar. câhil cühelâ; ► “ışığı alınmış, karanlıkta bırakılmış göremeyecekleri yerde; sağır, dilsiz ve kör; ve dönemezler. –TGK, II: 7, 65; V: 60; VII: 166; XXIII: 78”; örnek alınması marifetmiş gibi düşünülen üç maymun yontusunun simgelediği in(cins)an durumu; Bkz: eb.il.ig.(sz).ng : ök.ör.eri; Bkz: [ okursal ] balık * ob.al.okh ~ oval ok’tan öt.ür+eb & öt.ür.im (türev & terim); Bkz: us-su / is : (y(ay).ış.or : am.okh / akh : oğh-ğhu : ob.al.okh-khu
|
|
|
|
Ouroboros
|
|
baş.ılan.gıç ~ başlangıç *
baş ılan gıç’ta bulunan, var olmak yıla yok
olmak noktasında ilk & son olan güç; bu gücün
y(ay).ış.am
sürecinde
yaratan
tengri’nin birlikte olduğu
Söz;
“He ya,
Alfa & Omega olan ben; benim başlangıç ile
son, önde gelen ve arkada kalan!..”
baş+k(amuğ / omut.[at])+an * kamu başkanı & baş komutan; başını çektiği oymakta umut / komut ya da omuz atan, buyruk & bayrak sakıpı er kişi; lat. commanderi, eng. commander; fr. comander; ger. kom-mandante; Bkz: am.okh : öt.er; ap.y(ay).er : iş.can.at.a(m) bektaş * Bkz: Gök*köG : ot.ış bilim * Bkz: ış.oğh : eb.il.nçi
bir.ik-k’.üç * 1. “bir, ikki, üç” derken biriken güç; birkaç; bir il(&)en iki’nin eklenip, pekişip üç’üncü birime erişmesi, berk üç; berküç ~ ver güç; damlaya damlaya çoğalmak, “atamlayıng : atamlayıng (bir ök küç) ököl / ökör obolor”, günümüzdeki deyişle “(ebe & er güç’ün birkaçı) damlaya damlaya göl; adımlaya adımlaya (kuşaktan kuşağa) akıl; aygır ıla kısrak (at aylanıp ~ taylanıp) & boğa yıla(&)an ingök (ob.(uz).oğh.a(m)+lanıp ~ buzağılanıp) sürü sepet olur −DT”; gr. merikoi, merikoi; lat. seperalis ~ eng. several, more than two or three but not many; 2. bir.ik-ki.üç @ üç.ik-ki.bir * birkaç nen @ küçük bir nen > eng. a little; Bkz: al : el.iç-çe; eb.er : eb.er.ng; üç.ay.or.uç.
9 |
|